Türklerin Kafası Çalışıyor

ElvanBir şeye sinirlendiğimizde ya da birini övdüğümüzde, bazen kınarken, bazen sınarken ama en çok ille de Türklük üzerine bir şey söylemek istediğimiz anlarda konuşuyoruz özümüzle. Bir çırpıda kendimizi yerin dibine de sokuyoruz, göklere de çıkarıyoruz! Çoğu zaman konuşmalarımızda, söyleşilerimizde kullandığımız cümleler yine özümüzü tanımaya yönelik! Türk müsün? Aziz Nesin haklı abi, Türk’ün aklı sonradan gelir, Türkler iki şeyi iyi yapar biri savaşmaktır…

Atatürk’ün hepimize atfettiği “Türk milleti zekidir” sözünden Türklerin kafası çalışıyor çıkarsamasını yapabilir miyiz?

Şu Çılgın Türkler, Türkler Çıldırmış Olmalı gibi bizi cesaretlendirecek yapıtların yanında, Türkler ve Köpekler Giremez gibi kendimizi karaladığımız yapıtlar da yok değil özlük tanımında! Ama bunlar kafamızın çalıştığı ile ilgili mi? değil mi?Eski zamanlarda Türkçülük üzerine akımlar başlatılmış, dünyadaki Türkleri  bir araya getirmenin yolları üzerine çalışılmış, Türklerin kafasının çalıştığı yerleşkenin bütününe bağlanmış.

Türklerin kafasının çalıştığına dair değişik araştırmalar, iddaalar da var. Erdal Demirkan diye biri çıkıp Türklerin çok zeki olduğunu söylüyor,  kendini dünyanın en zeki insanı sayıyor, geleceğe yönelik projeksiyonlarla hangi yılda neler olacağını da bizlere duyuruyor. Örnek mi? Dünyanın hiçbir ülkesinde ayranın son fırtı ile dönerin son lokmasını denk getiren bir millet yoktur. Bunun nedeni zeki olmaktan mı, mücadele ruhundan mı kaynaklanıyor? Dedik ya Türkler iki şeyi iyi yapar biri savaşmaktır…

Türkler pratik zekâlıdır, bazen tartışılan konunun hemen başında leblebinin Çorum’a kattığı değeri anlayacak ve üzerinde değişik analizler yapacak kadar. Bazen sonuca gidecek tüm değişkenleri  bilip de uygulayamamak da bize has bir özellik.

Türkler;  yani ben, yani siz duygusalız çok fazla. Stratejik hamleler yapmak bize göre değil. Bize göre önemli olan bir işin sonuçlanması değil o işin sürecinde yaşananlar. Peki ama Turan Taktiği de bize ait değil mi? Bizi bunlar heyecanlandırmıyor artık diyorsanız o başka.  

Türkler cesaretlidir, sevecendir ama çok farklı nitelikler gösterir.  Orta Asya’dan başlayan Kavimler Göçü bizi o kadar dağıtmış ki hangimiz Türküz, neye göre bu da tartışılabilir. Eğer aynı coğrafyada yaşamak değilse olay ki  dünyanın her yerinde milyonlarca Türk var, benzeşmek, bunları birleştirmek nasıl?

Türkiye’de Türkler olarak bakarsak çerçeveye, genel olarak sonuç odaklı ama çalışmayı sevmeyen, nereden kaytarsamın hesaplarıyla düşünen, çabuk gaza gelen, her işi bilen ama bir işte uzamanlaşmayı çok hesaba katmayan, işin bitiş süresi gelene kadar hareket etmeyi sevmeyen bir milletiz. Seveceniz, sıcak kanlıyız, misafirperver, hemşehriciyiz. Memleket sorulduğunda şehirleri sevmediğimiz için ilçelerden yola çıkan, milli müsabakalarda sarmaş dolaş olan bir milletiz. Araştırma açısından fakir, bilimsel bir konunun açıklamasını bire bir çeviri yapacak kadar yorumsuzuz ayrıca. Peki ama diğer coğrafyada yaşayan Türkler?

Her milletin kendine kattığı ya da kendini tanımladığı değişik özellikler var elbette ancak idda ediyorum en çok değişkenlik gösterenlerden biri biziz. Türklerin zeki olmasına millet olarak bakmak yerine birey olarak bakmak daha doğru da olabilir. Renk, cinsiyet, dil ayrımı yapmadan herkesin eşit kollu terazide dengede kaldığı bir ortamda kimin kafası daha çok çalışıyor tespit etmek daha doğru olur.

Sonuç mu? “Biz, Türkler, bütün tarihî hayatımızca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz!” –Atatürk.

 

Saygılarımla

İlhan ÇİFTÇİ

  10 Şubat 2010

Yazar Hakkında