Bugün

seyitonbasiSabah erken kalkıp işe yetişmek telaşıyla koşuştururken aklımızın bir köşesinde bugün neler yapacağımızı planladık önce. Sonra şunları da yaparsam iyi olur ya da şunu da sonra yaparım gibi kendi kendimize telkinlerde bulunduk. Kahvaltı yapmamıştık ama iki poğaça veyahut yarım bir kahvaltıyla geçiştirmek de mantıklıydı. Bir elimizle bilgisayarımızı açarken bir elimizle de gözümüzü ovuşturmacalar, esnemeler ve günaydın iş dünyası…

Bugün aslında bunları biraz erteleme günü. Döner koltukta geriye yaslanıp kendi çevremizde bir kez hatta sıkılına kadar 360 derece dönme günü bugün. Sonra bugün internetten haber okumak faslını daha uzun tutma günü. Olsun, biraz beklesin yapılması gerekenler, hem şimdiye kadar yaptıklarımız bugünü biraz olsun ikame edebilecek kadar var. Saat kaç şimdi 8:30, 9:15, 10:00 neredesin? Sıkıldın mı yoksa aklın yine yapacaklarında mı kaldı? Bence hemen işe dönmeliyim biraz daha aksatırsam işi akşam da o kadar geç kapatacağım bilgisayarı mı?İtilaf Devletlerinin İstanbul’u ele geçirmek için çıktığı yolda amaç; Osmanlı Devleti’ni savaşın dışına itmek, Rusya’ya yardım etmek ve Almanya’yı cephede sıkıştırmaktı. Bu sırada ben döner koltuktaki 3. turumu tamamlamak üzereydim. Kafama dank etti yazmaya başladım.

 23 yaşına kadar görmediğim, dolayısıyla sırlarına da vakıf olamadığım Gelibolu, Anafartalar, Arıburnu. İşte bugün o zaferin günü. Sadece 95 sene öncesi. Bu yazıyı yazan ve okuyan kişi savaşı yaşayanların ve/veya savaşa şahit olanların 3. veya 4. kuşağı.

Bugün bir savaşta uçağın ilk defa kullanıldığı gün, bugün bir kişinin 275 kiloyu tek başına hem de önceden hiç denemeden kaldırdığı gün, bugün Türk, Kürt, Laz, Çerkez herkesin ortak bir paydayı sorgulamadığı o gün, 1 metrekareye altı bin merminin düştüğü, liselerin mezun veremediği,  57. Alayın günü bugün. Ve bugün 500 bin kişinin canını verdiği gün. Sadece 95 sene öncesi hem de bugün.

Gitmeden bilmenin tadının sınırlı kalacağı Gelibolu’nun sırlarını anlamak için zamanın sürekli daraldığı gün bugün. Kitapların, yazıların, anıların, anaların her şeyini anlatmasının mümkün olmayacağı, dünyanın öbür ucundan Avustralya’dan Yeni Zelanda’dan insanların neden savaştığını bilmeden can verdiği gün bugün. 

Bir bulutun bir alayın üstüne gelerek o alayı kaybettiği Arıburnu’nun günü, Conkbayırı’nın günü, savaşanların birbirlerine yardım ettiği, her askerin öleceğini bile bile kurşunsuz düşmanın üzerine gittiği, 1. Dünya savaşının kaderinin değiştiği, Kurtuluş Savaşı’nın hazırlığının yapıldığı gün bugün. Çanakkale Zaferi’nin 95. Yılında bu zafere önem vermenin günü bugün.

Koltuk dönmüyordu, aklım yapacaklarımda kaldı, tekrar çalışmaya başladım.                                                                   

  Saygılarımla

17 Mart 2010

Yazar Hakkında