Gini’ye Göre Gelir Dağılımımız Çok İyiymiş!

esitsizlik

esitsizlik

Geçtiğimiz günlerde NASA’nın Ay’a uzay aracı göndermesi ile Ay’da su keşfine çıkılması gündeme geldi. Zaman içerisinde suya olan ihtiyacın daha da artacak olması, bu riskin bertaraf edilmeye çalışılmasına neden olmaktadır. Suyun kıt bir kaynak olması ve bölgesel dağılımında  doğal eşitsizlik olması nedense aklıma gelir dağılımı eşitiszliğini getirdi.

 Türkiye’de gelir dağılımı araştırmaları en son 2005 yılı verileri baz alınarak TUİK tarafından yapıldı. Çalışmaların sonuçları İtalyan ekonomist GİNİ’yi de şaşırtacak düzeyde gerçekleşmiş.

 Gini katsayısı ülke ekonomilerinde gelir dağılımını ölçmede kullanılan ekonomik bir terim. Katsayı 0 ile 1 arasında değişmektedir. Katsayının sıfır olması bir ülkenin gelirinin bireyler arasında tam olarak eşit dağıldığını, 1 olması ise tüm geliri yalnız bir kişinin aldığını göstermektedir.

 Türkiye ‘de en son 2005 yılında Hane Halkı Bütçe Araştırmasına göre Gini Katsayısı 0,38 ile dünya ortalamasının altında gerçekleşmiştir. Buna göre nüfus % 20 ’lik 5 farklı  gruba ayrılmış ve gelirden en fazla payı alan 1. Grup ile en az payı alan 5. Grup arasında analizler yapılmıştır. Türkiye’de 5. gruptaki hanehalklarının gelirden aldığı pay % 6.1 iken, 1. gruptaki hanehalklarının gelirden aldığı pay %44.4’tür. Buna göre 1. Grubun payının 5. Grubun payına oranı olan eşitsizlik ölçüsü 7.3 kat olarak hesaplanmıştır.

 Gelir dağılımına bölgesel açıdan baktığımızda, bu farkın doğu ile batı arasında ve kırsal alan ile şehir nüfusu arasında daha fazla olduğu söylenebilir. Büyük şehirlerde pastadan en yüksek payı alan ile en düşük payı alanlar arasındaki fark ise gelir dağılımındaki eşitsizliğin doruk noktasıdır.

 2007 yılında yapılan bir araştırma Avrupa Birliği’ne üye ülkeler ile Türkiye’nin gelir dağılımı açısından karşılaştırmasını yapmıştır. Araştırmaya göre 1. Dilim ile 5. Dilim arasındaki en düşük farklılık Slovenya ve Fillandiya’dadır. Gelir dağılımının en yüksek farklılık içerdiği ülke Türkiye’dir. Avrupa ortalaması yine bu araştırmaya göre 0,27 civarındadır.

 1994 yılında hesaplanan Gini katsayısı 0,44 iken 2005 yılında oran 0,38 ile sıfıra daha yakın çıkmıştır. Benim kişisel kanaatim, 2008’de başlayan ve etkisi hala devam eden ekonomik krizin etkilerini göremediğimiz en son araştırmadan sonra oranın arttığı yönündedir.

 Türkiye’nin son yıllarda gelişme gösterdiği ekonomik verileri, gelir dağılımı açısından malesef istenilen seviyede değildir.

 Açlık ve yoksulluk sınırlarının değişik araştırma gruplarına göre değeri (Kamu – Sen 1.012 TL, Memur – Sen 820 TL, Türk – İş 718 TL) ile Asgari ücret karşılaştırması yapıldığında (497 TL) Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin asgari geliri ile asgari yaşam koşullarnı gerçekleştirmesinin zor olduğu görülmektedir.

 

Saygılarımla

İlhan ÇİFTÇİ

12 Ekim 2009

Yazar Hakkında